aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2017 Cumartesi

Bir Gün

15 Temmuz 1988’den bir gün önce Emma ve Dexter mezun olmuşlardır ve mezuniyeti her öğrenci gibi kutlarlar. Gece yarısı olduğunda ilk kez birbirlerini fark ederler ve geceyi birlikte geçirmek için Emma’nın dairesine giderler. İkisi de birlikte olmaya kararlıdır fakat önce Emma’nın bitmek bilmeyen hazırlığı ve daha sonra güneşin doğması ile Dexter’ın isteksizliği eklenince birlikte olmak yerine arkadaş gibi birbirlerine sarılarak uyumayı tercih ederler. Ve böylece kalıcı dostlukları başlar.
Dexter ünlü olmayı kafasına koymuştur ve zaten zengin bir ailenin tek çocuğudur. Bunun verdiği rahatlık ile önüne gelen her kıza asılır ve onlar yatar. Kariyerinde de çıkışa geçer ve bir gece yarısı programının sunuculuğunu yapar. Böylece hayalini kurduğu ünlü olma macerası başlamıştır.
Emma ise umduğunu bulamaz ve bir Meksika restoranında garsonluk yapar. Umutlarını tamamen kaybetmiştir fakat tek dostu Dexter ile arada dertleşerek hayatına devam eder.
Yıllar geçtikçe Dexter’ın kariyeri ve hayatı kötüye gider ve ona tek destek Emma olur. Emma’nın da aşk macerası pek iyi gitmez. Dexter’ın aşk hayatı ve işi nedeni ile Emma’yı küçük görmesi, dahası uyuşturucuya başlaması ve artık Emma’yı hiç dinlememesi Emma’yı çıldırtır ve Emma dostluğunu bitirir.
Dexter’in kariyeri dibe vurur ve bir kız ile evlenir ve baba olur. Fakat karısı onu Dexter’ın bir zamanlar hor gördüğü sınıf arkadaşı olan fakat şimdi milyoner bir iş adamı olan arkadaşı ile aldatır. Emma ise sonunda kitabını yazmıştır ve ünlü bir yazar olur.
Dexter artık Emma ile birlikte olmak için onun yanına gider ama Emma’nın sevgilisi vardır. Bunun üzerine Dexter geri dönecekken Emma her şeyden vazgeçer ve Dexter’a koşar. Sonunda yıllar sonra aşkları başlar fakat pek uzun sürmez. Hayat onlara yine bir 15 Temmuz gibi kötü bir sürpriz yapar.
0

22 Nisan 2017 Cumartesi

Yağmur Sonrası

II. Dünya Savaşının tam ortasında yaşanan yasak aşk ve işlenen korkunç bir cinayet...Umut tükenmiş gibi görünse de ikinci şans her zaman vardır... Ya yoksa?
Anne Calloway ne kadar çabalasa da yetmiş yıldır peşinden gelen anıları bir türlü aklından silemiyordur. Bora Bora Adasından adına gelen gizemli bir mektup ise adeta kapanan yarasını yeniden açar.
1942 yazında, II. Dünya Savaşının en hararetli zamanında Bora Bora Adasında görev almak için orduya hemşire olarak katılan Anne, genç, güzel ve nişanlı bir kadındır. Ancak orada hiç hesap etmediği bir durumla karşılaşır. Aşk… Kalbini tutkuyla dolduran, yakışıklı asker Westry Greene karşı koyamaz. Kısa sürede aşkları, adadaki amber çiçekleri gibi filizlenirken, sazdan çatısı olan bir bungalovun altında gizli bir dünyayı paylaşırlar. Ta ki bir gece tüyler ürperten bir cinayete şahit olana kadar... Savaş rüzgârıyla ayrı yerlere savrulan çift, bir daha asla bir araya gelemez. Peki Anne, onca sene sonra çıkagelen bu mektubun izinden gidip taşıdığı vicdan azabını sonlandırabilecek midir?
Ya siz, araya zaman, mekân, kişiler girse de gerçek aşkın peşinden gitmeye cesaret edebilir misiniz?
Mart Menekşeleri ile gönüllere taht kuran Sarah Jiodan muhteşem bir başyapıt... Yağmur Sonrası ile tutkunun zaman tanımayan öyküsünü okurken, gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız.
"II. Dünya Savaşında Pasifikin tam ortasında kalan, yürek burkan muhteşem bir aşk hikâyesi."